Bugün sizlere “Bir Kadının Sessiz Çığlıkları” adlı yaşadığım bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. Bir kadın, dünyaya saf ve tertemiz bir melek olarak gelir. Eğer şansı varsa, bilgili, iyi niyetli, geleceği görebilen ve geniş bir bakış açısına sahip insanlarla doğar. Ancak şansı yoksa, benim gibi dar düşünceli insanların arasında dünyaya gelir. Okumuş cahiller, en tehlikeli olanlardır; her şeyin para olduğuna inanırlar. Eğer kadının parası yoksa, o kadının değeri yoktur. İşte ben tam da böyle bir ortamda yaşıyorum; burada kadının parası yoksa, o değersizdir.
Zor Şartlarda yaşamak
Bu yaşıma kadar çok ağır şartlardan geçtim. Bunların devamını ilerleyen yazılarımda sizinle paylaşacağım; çünkü bir kadının küçümsenecek bir güce sahip olmadığını göstermek istiyorum. Ayrıca annemin ölümünden sonra yaşadıklarımı da anlatacağım. Evet, nerede kalmıştık?
Değersiz Olduğumu Fark Ettiğim An
Annemin ölümünden iki ay sonra, kendimin çok değersiz olduğunu fark ettim. Aslında ben hiç yokmuşum. Birileri vardı ve ben onların beni görebilmeleri için, var olabilmek adına sadece onlara hizmet ettim. Onların hayatlarını yaşadım, onlara göre şekillendim. Erkeklere hizmet ettim ve yapamadığım ne iş varsa bana yaptırdılar; çünkü ben yoktum. Ben kimim ki? Bugüne kadar hep başkalarını yaşadım. Ben neyi seviyorum, bilmiyorum. Ne isterim, bilmiyorum. Ne olmak isterim, bilmiyorum. Kendimle ilgili ne varsa unutup başkalarını yaşadım.
Çığlıklarımın Yankısı
Ben çığlık attıkça, sesim bana geri dönüyordu; sanki bir mağarada bağırır gibiydim. Zamanla anladım ki, benim çığlıklarımı sadece ben duyuyorum. Herkes kulaklarını tıkamış, kimse işitmek istemiyor. Bu farkındalık, içimde büyük bir sessizlik yarattı. Artık sesimin başkalarına ulaşmadığını, yalnızca kendime yankılandığını öğrendim. Çığlıklarım, kimsenin ilgisini çekmiyordu; ama ben kendi sesimle yüzleşiyordum. Bu, başkalarının sessizliği içinde, kendi sesimi daha net duymamı sağladı. Kendi çığlıklarımı dinlemek zor olsa da, bu süreçte güçlendim.
Kendimi Yeniden Bulmak
Yaşadıklarımın altında babamın da imzası vardır; hakkını yemek olmaz. Babam da beni silenler arasındaydı ve bu konuda katkısı çok büyüktü. Hiç kendim için gülmedim, hiç kendim için yaşamadım. Vicdanları sızlamadan, Allah korkusu taşımadan bugüne kadar hep omuzlarıma yük oldular.
Cahil insanların acıma duygusu yoktur. Ezberledikleri hayatın dışında hiçbir şeye değer vermezler; inanmazlar. O ezberi yaşarlar ve yaşatırlar. Siz ilerleyen yazılarımda daha neler anlatacağım, neler. İnsan paylaştıkça iyileşiyor, daha da güçleniyor. Lütfen siz de bana yazın, hep birlikte güçlenelim
İçimdeki sönmeyen ışık
Ve biliyor musunuz, onca şey yaşadım ama içimde bir yerlerde hiç sönmeyen bir ışığım vardı. Hissediyorum ki, bir gün o ışığa kavuşacağım. Bugün kendimi çok daha güçlü görüyorum, netleştim artık. Kimse beni düşüremez. Evet, çok kötü şeyler yaşadım ama bir o kadar da güçlendim.
Bir Kadın Olarak Kendimi Bulmak
Ben bir kadınım. Anneyim, ablayım, arkadaşım ve çok güçlüyüm. Gelin, hep birlikte o içimizdeki ışığa yol olalım.
Soru: Siz de hayatınızda benzer deneyimler yaşadınız mı? Bu süreçte kendinizi nasıl buldunuz? Düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi benimle paylaşın, birlikte güçlenelim


