
Bazen insan, yaşadığı şeylere inanmakta zorlanıyor. Hele ki bir anne olarak, çocuğunuzun haksızlığa uğradığını gördüğünüzde, içinizde büyüyen öfke ve çaresizlik tarif edilemez bir hâl alıyor. İşte, geçtiğimiz günlerde oğlumun okulunda yaşanan olay da tam olarak böyleydi…
Geceleri bile içimi kemiren bu olayın üzerine sabah ilk iş okula gitmeyi planlıyordum. Ancak akşam, durumu eşime anlattığımda beklemediğim bir tepkiyle karşılaştım. Ne yaptıysam, ne söylediysem, gitmeme izin vermedi. Kararlıydı. Oğlumuz için gerekeni bizzat kendisi yapacağını söyledi. Bir anne olarak içimdeki ateş hiç sönmedi ama en azından bir nebze de olsa rahatladım. Çünkü birinin bu haksızlığa dur demesi gerekiyordu.
Eşim, okula gidip yetkililerle görüştü ve sonunda öğretmenin oğlumdan özür dilemesini sağladı. Evet, inanması zor ama bu haksızlığı yapan kişi, okulun rehber öğretmeniydi.
Bunu öğrenmek benim için daha da sarsıcı oldu. Oysa rehber öğretmenler, çocukların yanında olması gereken, onlara destek veren kişiler değil miydi? Ne yazık ki gerçek böyle değildi.
Bu olayın bir diğer düşündürücü yanı ise okul müdürünün duyarsız tavrıydı. Olayın üzerine bile düşmemiş, herhangi bir çözüm arayışına girmemişti. İçinde yaşadığımız toplumda adalet duygusunun giderek kaybolduğunu görmek, insanı derin bir hüzne sürüklüyor. Bir eğitim kurumunda bile çocukların hakkını koruyacak kimsenin olmaması ne kadar üzücü!
Ve belki de en acısı, oğlumun bu korku yüzünden o gün okula gidememiş olmasıydı. Öğretmenlerinden göreceği baskıdan endişeliydi. Onu güçlü olması gerektiğine dair uzun bir konuşmayla biraz olsun rahatlattığımı düşünüyorum. Ancak bu olay bana çok önemli bir gerçeği gösterdi:
Oğluma kendisini savunmayı öğretmem gerekiyor.
Bu konuda eksik kaldığımı çok net gördüm. Çocuklarımızı sadece sevgimizle değil, aynı zamanda kendilerini koruyabilecek gücü onlara vererek büyütmeliyiz. Haksızlığa boyun eğmemeyi, seslerini duyurmayı ve en önemlisi haklarını savunmayı öğrenmeleri gerekiyor.
Bu olay, sadece bir çocuğa yapılan bir haksızlık meselesi değil. Bu, eğitim sistemindeki büyük bir eksiklik, adalet duygusunun giderek yok oluşunun bir yansıması. Ama ben bir anne olarak yılmayacağım. O öğretmenle mutlaka konuşacağım. Çünkü çocuklarımızın hakkını savunmazsak, kim savunacak?
Peki ya siz?
Siz de çocuğunuzun okulda haksızlığa uğradığını düşündüğünüzde ne yaparsınız? Böyle bir durumla karşılaştınız mı? Deneyimlerinizi paylaşarak bu konuda farkındalık yaratmamıza yardımcı olun.Çünkü ancak birlikte sesimizi yükseltirsek, çocuklarımız için daha adil bir gelecek inşa edebiliriz.


