
Hayat bazen zorluklarla dolu olsa da içinden geçen küçük ama çok güzel anlar her şeyi unutturabiliyor. İşte onlardan biri…
Köyden Gelen Yumurtalar ve Büyük Hayal
Bir hafta önce çocukları alıp köye misafirliğe gitmiştik. Ev sahipleri çok iyi niyetli, merhametli insanlardı. Sağ olsunlar, güzel geçen günün sonunda ikizlere köy yumurtası verdiler. Ancak ikizler, o yumurtaları yemek yerine bambaşka bir fikir geliştirdiler: Yumurtaları kedimiz Duman’ın altına koydular! Onlara göre bu yumurtalar civciv olacaktı.
Duman ne yaptıysa ikizlerden kurtulamadı ve sonunda yumurtaları kabullenmiş gibi göründü. Onlarla uyumaya bile başladı. Çocukların o mutluluğunu bölmek istemedim. “Bir hafta sonra civcivlerimiz doğar,” dedim ve yumurtalar için daha tatlı bir yuva hazırladım.
Bir Haftalık Sabır ve Büyük Sürpriz
İkizler, her gün düzenli bir şekilde yumurtalarla ilgilendiler. Merakla ve heyecanla civcivlerin çıkmasını beklediler. Onların bu tatlı heyecanına daha güzel bir anı bırakmak istedim ve bir hafta sonunda küçük bir sürpriz hazırladım.
Habersizce üç tane civciv alıp yuvalarına yerleştirdim. Yumurtaları kırıp kabukları da yanlarına koydum. Yaklaşık 15 dakika sonra ikizlerden biri civciv sesi duyduğunu söyledi. Hemen yuvanın olduğu yere koştular ve birden çığlık atarak civcivlerin doğduğunu söylediler! Sevinçten zıplayarak dans etmeye başladılar. O anki mutlulukları benim için dünyalara bedeldi.
Duman ve Civcivlerin Dostluğu
Tabii bu hikâyede kedimiz Duman’ın fedakârlığını da unutmamak lazım. O, yumurtaları kabullenmekle kalmadı, civcivlerle de çok iyi arkadaş oldu. Hatta civcivler, Duman’ın tüyleri arasında uyumaya başladılar!
Hayatın tüm zorluklarına rağmen, çocukların gözlerindeki o ışıltıyı görmek, mutluluğun aslında çok küçük anlarda gizli olduğunu hatırlatıyor. Duman’ın civcivlerle kurduğu dostluk ise doğanın bize sunduğu en güzel sürprizlerden biri oldu.


