
Her Şeyin Başladığı Yer
Annelik bana uzak bir kelimeydi önce. Ta ki ilk çocuğumu kucağıma aldığım o güne kadar… Annem yanımdaydı o zamanlar. Endişelerimi, korkularımı, heyecanımı bakışlarıyla sustururdu. Yanımda olması, beni güçlü kılıyordu. İlk iki çocuğumu onun varlığında büyüttüm. Şimdi dönüp bakınca, o günlerin ne kadar kıymetli olduğunu daha da iyi anlıyorum.
Annem Gittikten Sonra…
Sonra bir gün, sessizlik çöküverdi üzerime. O güçlü ses, o sıcak omuz yoktu artık. Annem gidince sadece bir annemi kaybetmedim… Aynı zamanda bir destek, bir güvence, bir sırdaş kayboldu içimden. Ve o gidişten sonra üç çocuk daha büyüttüm. Ama bu kez tek başıma.
Her Doğumda İçimde Yeni Bir Kadın Doğdu
İlk iki çocuğumla annemin varlığında büyürken; diğer üçünde onun eksikliğiyle büyüdüm. Ama her doğumda içimde başka bir kadın doğdu. Daha güçlü, daha sabırlı, daha suskun… Belki eskisi kadar gülmüyordum ama artık daha çok direniyordum.
Her çocuğum bana bir yönümü gösterdi. Ve ben her doğumla biraz daha büyüdüm aslında.
Yalnızlıkta Bile Umut Vardı
Gece uyanmalarında, hastalık nöbetlerinde, kırgınlık anlarında annemin yokluğu daha çok acıttı. Ama içimde bir ses vardı: “Sen de bir annesin.”
O ses bana hep yol oldu. Her sarılışta, her “anne” deyişlerinde yeniden doğdum. Bazen tükenmiş gibi hissetsem de vazgeçmedim. Çünkü beş kalbin bana ihtiyacı vardı.
Gücüm, Annesizliğimde Saklıydı
Annemi kaybettikten sonra yaşadığım her şey bana bir şey öğretti: Ben güçlüyüm.
Beş çocukla, annesiz bir kadın olarak, yine de ayakta kaldım.
Bu yazı, hem annemi özleyen kalbime hem de içimde büyüttüğüm anneliğime bir teşekkür.
Not: Eğer sen de bir yerlerde eksik ama güçlü hissediyorsan, yalnız olmadığını bil. Biz birbirimize iyi geliriz.
Instagram & Facebook: @Annemdensonra


