
Paha Biçilemez Bir Bağ Bugün, içimde tarifsiz bir heyecan ve sevgiyle dolu, çok sevdiğim kardeşimin yanına, Adana’ya gidiyorum. Kardeş demek, annenin ardından gelen ilk durak demek; paha biçilemez bir duygu. Hayatın en kötü günlerinde yanımızda olan, bizimle dertleşen, omuz omuza veren dosttur kardeş. Ama her kardeş aynı mıdır? Tabii ki hayır. Ne yazık ki bazı kardeşler düşmandan beter olabilir; çıkarcı, bencil, hatta kırıcıdırlar. Ama benim öyle bir kardeşim var ki dünyalara bedel. Annemin yokluğunu sadece onun yanındayken biraz olsun hafif hissediyorum.
Beş Yıl Sonra İlk Ziyaret
Tam beş yıldır kardeşim üniversiteye gidiyor ve bu sene nihayet onu ziyarete gitmek kısmet oldu. Bugün, sadece onunla baş başa geçireceğim birkaç günü paylaşacağım. İkimiz de günlerdir büyük bir heyecan içindeyiz. Neden mi? Çünkü bu anı yaşayabilmek için kardeşimin sınavlarının bitmesini tam iki hafta boyunca sabırla bekledik. Bu bekleyiş bile başlı başına güzel bir duyguydu. Şimdi ise bugünün heyecanı, tarifsiz bir mutluluk olarak bedenimi ve ruhumu sarıyor.
Duyguların Yoğunluğu
Kalbimde bir hız, gözlerimde bir titreme, ellerimde bir telaş var. İlk karşılaşmamızda neler olur, nasıl hissederiz bilmiyorum ama her anını yaşayarak hissetmek istiyorum. Kardeşimin yanında iki gece kalacağım. Kim bilir bu kısacık sürede neler yaşayacağız, neler paylaşacağız? Dakikalar geçmek bilmiyor; saatlerin nasıl geçeceğini hiç kestiremiyorum. Burnumun ucunda bekleyen bir ağlama var.
Bir Hayalin Gerçeğe Dönüşü
Yıllardır böyle bir günü hayal etmek bile zordu ama bugün Adana’ya gidiyor olmak, kardeşimin yanında olabilmek paha biçilemez bir his. Acaba annem bizi görebiliyor mu ya da yanımızda mıdır? Aynı anneden olmak, aynı rahimde dokuz ayı paylaşmak ne kadar harika bir şey.
Kardeşimle Geçireceğim Zamanın Heyecanı Şimdi küçük anneme, canım kardeşime gidiyorum. Bu yolculuğu ve yaşadığım tüm duyguları sizinle paylaşmaya devam edeceğim. Bu anı ölümsüzleştirmek için sabırsızlanıyorum!


